|
|
|
|
|
|
Şehirler
Arap İslam camiası hep şehirlerde ve kasabalarda toplanmıştır. Zamanın akışı içinde Müslüman uygarlığı Arap Yarımadası'ndan Şam, Bağdat ve Kahire gibi kentlere çekildi.
|
|
Çöl, güçlünün üstün geldiği güvenliksiz bir alandır.
|
|
Özcan Yüksek
|
|
Gelişim, Mekke ve Medine'nin coğrafi konumu bu kentleri hükümdarlığın merkezi olmaları açısından daha az uygun hale soktu. Mekke ve Medine dinsel statülerini ve ilgili ayrıcalıklarını korudularsa da politika ve idare, daha merkezi kentlere taşındı. Bu taşınmanın bir diğer nedeni de ticaretin ve imalatın öneminin artması ve ekonomik faaliyetlerinse kentsel alanlarda bulunmasıdır. Bu faaliyetler Müslüman âleminin belkemiğini oluşturur. Şehirlerle kırsal alanlar arasındaki uçurumun büyümesi de edebiyatı etkilemiştir. Her ne kadar bedevi geçmişi ve şiirin eski modelleri popülerliklerini korudularsa da, gerçek karmaşıklaşma sadece şehirlerde bulunmaktadır. Bu tezat da Binbir Gece Masalları'nda gözlenebilmektedir. Hikâyelerin geçtiği yerler genellikle saray elitinin, tüccarların, zanaatkârların özellikle vurgulandığı kasabalar, şehirlerdir. Şehir dışında eşkıyalar ve bedeviler karavanları soymak ve masum insanları rahatsız etmek için pusu kurmuşlardır. Çöl, güçlünün üstün geldiği güvenliksiz bir alandır. Birçok hikâyede de görüldüğü gibi ideal şehir, toplumun ve medeniyetin merkezi olan, güç ve zenginliğin sembolü ve ahlaki değerlerin somut örneği olarak resmedilmiştir.
|
|
|
|
|
|
|