|
|
|
Esmer Hurafe
Gece esmerdir. Konuşur. Gece konuşmalarına, gece hikâyelerine eski Araplar bu yüzden esmer demişlerdir. Esmer öyküler, beyaz öykülerden farklı olarak inanılması güç olanlardır.
|
|
Hindistan'dan Arabistan'a, Anadolu'ya, Kuzey Afrika'ya kanatlı melek, dinlerin ve masalların ortak figürüdür.
|
|
Ecinniler, ifritler ve diğer başka acayibatla ilgilidir. Gece, gündüzün oyun arkadaşı olduğuna göre, esmer saatler, gecenin gündüze ve gündüzün de geceye öyküler anlattığı saatlerdir. Esmer zaman, insana, durup beklemekten, dinlenmekten, soluk almak ve uyumaktan, düş görmekten başka seçenek bırakmaz. Ama zamanımız insanı geceyi aydınlatmış, iyi mi yapmıştır? Esmer hikâyelerinde gündüz yaratıklarından farklı kişiler vardır ve bu hikâyeleri ilk anlatan kişinin adı da Hurafe'dir. Bu kişi, Arabistan'da Banu Udra kabilesinden bir adamdır. Bir gün, üç ifrit tarafından kaçırılmış, kurtulup geldiğinde esmer öyküler anlatmaya başlamıştır. Hurafe, başından geçen öyküleri değil, işittiği hikâyeleri anlatmaktadır. Hatta İslam peygamberi, Hurafe'nin en önemli dinleyicisidir. Hurafe'nin hikâyesi şöyle başlar: Kendisini kaçıran üç ifrit aralarında tartışmaktadır. Öldürelim mi, serbest mi bırakalım yoksa kölemiz mi olsun? Bu esnada üç başka adam belirmiş. Hurafe'nin serbest bırakılması karşılığında, başlarından geçen üç acayip hikâye anlatabileceklerini söylemiş. Birincisi şunu anlatmış: Bir kuyuya inmiş idim, orada kadına dönüştüm, bir adamla evlendim, iki çocuğum oldu; sonra kuyudan çıktım, erkek olarak eski hayatıma devam ettim. İkincisi anlatmış: Küçük bir çocukken bir buzağıyı kovalamaya başladım. Şimdi o buzağı koca bir boğa oldu, ben de koca bir adam, ama hâlâ hayvanı yakalayamadım. Üçüncüsü de anlatmış: Cariyem ile birlikte başka bir kölem, sihirli bir ilaçla beni hayvana dönüştürmeye niyetlenmişlerdi, bir hileyle bu ilacı ikisine içirdim, biri yılana diğeri de aygıra dönüştü. Öyküleri beğenen ecinniler, Hurafe'yi serbest bıraktı, o da gelip olan biteni Muhammed'e anlattı. Hurafe ve ondan sonra gelen hiçbir haki, anlattıkları olayların kahramanı değildir, onlar sadece anlatıcıdır. Hikâye anlatmak, ölümden korunmaktır, ifritlerden kurtulmaktır, tıpkı Şehrazad gibi ya da yine Binbir Gece'de 'Balıkçı ve İfrit' öyküsünde olduğu gibi. Zaten hayat bir hayat hikâyesidir. İster vakit öldürmek için, isterse vakit yaşatmak için dinleyin, hayat bir hikâyedir. Gece, hayatın esmeridir. Gecename dinleyicileri Bağdatlı sahaf İbn el Nedim'i bilir, on bir asır önce yazdığı eserinin bütün bir bölümünü El Esmer ve El Hurafat'a ayırmıştır (Gece anlatılan hikâyeler.)
Özcan Yüksek / Atlas Nisan 2008, sayı 181
|
|
|
|
|
|
|