ZİHNİMİN CIMBIZI
Unutmak ile hatırlamak arasında bir kavşakta, çantamı hazırlıyorum. Çünkü unuttuğum her şey Sina Çölü'nde ve yelkenli bir sandalla kuzeyden güneye doğru yapacağım ve kaç gün süreceğini bilmediğim yolculuğum sırasında bana kötü hatıralar bırakabilir. Bu yüzden unutmak ile hatırlamak arasındaki kavşakta zihnimi cımbız gibi titizce hareket ettirmeli ve gerekli nesneleri çantama koymalıyım. Bunun için not defterime liste bile yaptım. Aslında her uzun yolculuk, ne kadar bilinmezlerle dolu olsa da, öngörülebileceklerin iyi hesaplanmasıyla gerçekleştirilmeli. Hele de bir görevle gidiyorsanız... Kameralar, piller, onların yedekleri, lensler, hafıza kartları, onların gerekli teçhizatları, çölde ve sandalın üstünde gece uyumak için tulum, mat, dolma kalemler, mürekkepler, Binbir Gece Masalları'nın özel iki cildi, gündüz sıcak gece soğuk olan iklime uygun üç haftalık giyecek, dudak kremi, şu, bu... Açık havada, gece okuma lambası, kayıt cihazı… Çöle hazırlanabilirsiniz ama çöl de sizin için hazırlıklarını yapmıştır. Bunların neler olduğunu da orada görürsünüz. Zaten aradığınız da bu sürprizdir.
HAYATIN SIRRI
Amacım geçmiş öğretileri, bugün bizden uzak duran ve işe yaramaz kabul edilen geçmiş öğretileri ve bilgelikleri keşfetmek. Binbir Gece Masalları da aslında böyle bir kaynak. Mevlana'nın düşünceleri, gazelleri de bugünün insanı için hazinedir. Üstelik bugünün insanının anlamakta güçlük çektiği sırları açıklar.Bir gün önce Trabzon'daydım. Mevlana Günleri dolayısıyla Belh'ten Konya'ya konulu fotoğraf sergim açılmıştı. Ayrıca Mevlana'yla ilgili Trabzon Lisesi'nin salonunda konuşmalar yapılmıştı. Doçent Emine Yeniterzi, Mevlana'nın öğretilerinden bir kişisel gelişim formülü çıkarmış, onu aktarmıştı. “Şimdi yeni şeyler söylemek lazım” diyen Mevlana'nın sözlerini yenilikçiliğin örneği olarak sunmuştu. "Hayatın sırrı yenilenmektedir, dünya her an yenilenmektedir" diyordu Mevlana. Bunu söyleyen bir eski zaman bilgesidir. Fikirler, hayatın sırrının sürekli yenilenmek olduğunu söylediğinde eskimiyor olmalıdır. Emine Yeniterzi, Mevlana'nın bir başka düşüncesini daha dile getirmişti. "İnsan, bakır yaradılışını altına dönüştürmelidir" diyen Mevlana, insanın kendini geliştirerek, değersizden değerliye dönüşeceğini söylüyordu. Belki başka bir yazıda Sayın Yeniterzi'nin konuşmasının diğer noktalarını da size aktarırım ama şimdi bu yazıyı gönderip son eşyaları çantama koymam gerekiyor. Bu yazıyı okuduğunda, editörüm plazada, ben ise Sina Çölü'nde bir devenin gölgesinde olacağım için, haberleşme imkânımız olamayacak. Ne tuhaf! Ne tuhaf! Özcan Yüksek / 07.01.2008 |














